Şeker Hastalığı (Diabetes Mellitus )ve Sertleşme Bozukluğu (Erektil Disfonksiyon)

22.06.2018 08:00 | Yazar: Prof. Dr. Önder Yaman
Şeker Hastalığı (Diabetes Mellitus )ve Sertleşme Bozukluğu (Erektil Disfonksiyon)
A

Sevgili Tahlil.com okurları,bu yazımda Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı) olanlarda karşılaşabilinen Erektil Disfonksiyon (Sertleşme Bozukluğu) sorununa değinmek istiyorum. Dünya genelinde 150 milyondan fazla diyabetli insan bulunmaktadır. Bu oranın 2010 yılında 220 milyona, 2025 yılında da 300 milyona çıkması beklenmektedir. Diyabetli hastalardaki erektil disfonksiyon (ED) sıklığı çeşitli çalışmalara göre %20-85 arasında değişmektedir. Massachusetts Erkek Yaşlanması Çalışma Grubu’nun verilerine göre %52 hasta çeşitli derecelerde ED’dan yakınmışlardır: Bu gruptaki hastaların %7’si diyabetlitir. Türk Androloji Derneği’nin çalışmasında %69.2 oranında çeşitli derecelerde ED saptanmıştır: Bu gruptaki hastaların %7.5’i diyabetli olup %83.2’sine diyabet ve yolaçtığı bozukluklar nedeniyle çeşitli ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Genel popülasyonla karşılaştırıldığında diyabetli hastalar, insülin bağımlılığından etkilenmeksizin, 10-15 yıl daha erken ED ile karşılaşırlar. Diyabetli hastalarda ED oranı, diyabeti olmayan ED’lu hastalardan 3 kat daha fazladır(aynı yaş grupları değerlendirildiğinde). Yaşa bağlı DMED prevelansı: 30 yaş: %15, 60 yaş: %55, 70 yaş: %95. Erektil Disfonksiyon (ED) (Sertleşme Bozukluğu), diyabetin tanı koydurucu belirtisi olabilir. ED ile başvuran hastalarda yapılan bir çalışmada %11.1 hastaya diyabet, %4.2 hastaya da bozulmuş glikoz tolerans testi tanısı androloji polikliniğinde konmuştur. ED’nun derecesi diyabetin süresi, komplikasyon varlığı ve kan şekeri kontrolu ile ilişkilidir. Diyabet ortaya çıktıktan sonraki 10 yıl içinde %50’den fazla hastada ED gelişir. Diyabeti olan ED’lu hastalarda, ED’u olmayan diyabetli hastalara oranla çevresel sinir bozukluğu, küçük damar bozukluğu ve atardamar yetmezlik oranı daha yüksektir. Sigara kullanım süresi ve yoğunluğu, komplikasyon varlığında veya yokluğunda var olan riski yaklaşık iki kat arttırır. Kan şekeri kontrolu, diyabetin organ komplikasyonlarıyla ilişkili bir faktördür. Uzun süreli iyi kontrol edilen kan şekeri varlığında, tip I ve II diyabetlilerdeki küçük damar komplikasyon görülme sıklığında azalma ve ortaya çıkışında gecikme olduğu gösterilmiştir. Diyabetin ereksiyonu sağlayan kompleks yapının (sinir, damar, düz kaslar ve destek dokusu) her bir bileşenine zararlı etkileri vardır Tedavide Ne Yapılmalıdır ? İlk adım hastaya sigara ve alkol tüketimini azaltmak, kilosunu VKİ’ne göre ayarlamak ve kan şekerini düzgün bir şekilde kontrol etmek önerisinde bulunmak olmalıdır. Sebep her ne kadar organik de olsa, genelde cinsel işlev bozukluğu olan bütün hastalar psikolojik olarak da etkilenmektedir. Bu nedenle cinsel danışmanlık da tedavinin önemli bir parçasıdır ve buna partnerin de dahil edilmesi önerilir Diabetes Mellitus’un multifaktoryal ve kompleks yapısı tedavisinin de zor olmasına nedendir.PDE5 inhibitörleri kolay kullanımı, maliyeti ve hasta uyumu nedeniyle diğer tedavilerden önce denenmektedir. Sildenafil, erektil disfonksiyon tedavisinde etkinliği kanıtlanmış ilk oral ilaçtır. Bunu Vardenafil ve Tadalafil izlemiştir. Sildenafil’in 25, 50 ve 100 mg’lık formları (ülkemizde kullanımda); Vardenafil’in 10 ve 20 mg’lık formları (ülkemizde kullanımda);Tadalafil’in 10 ve 20 mg’lık formları bulunmaktadır. Diyabet sinir, damar, düz kas ve destek dokularının hepsini etkilediğinden, diyabetli hastalarda yüksek doz gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Bir çalışmada ereksiyon sağlayabilmek için gerekli sildenafil dozu, diyabetli hastaların %93’ünde 100 mg olarak belirlenmiştir. Plasebo kontrollu çalışmalarda erektil fonksiyon skorundaki iyileşmenin, sildenafil 100 mg, vardenafil 20 mg ve tadalafil 20 mg’da daha belirgin olduğu belirtilmiştir. Partner tatmini açısından vardenafil 20 mg daha iyi sonuçlar vermiştir. Sildenafil, Vardenafil ve Tadalafil’in diyabetli hastalardaki etkinlikleri sırasıyla %59, %72 ve %64; diabeti olmayan gruplarda ise 3 ilaç içinde genel olarak %80 civarında bildirilmektedir.

YORUM YAP

Yorum yapilmeniz için üye girişi yapmalısınız. Giriş yapmak için tıklayınız...

YORUMLAR

dalgal1 | 24.03.2014 10:44

değerli hocam EFM hastasıyım ağrılarım el,ayayak bileklerim ve sırtıma vuruyor.Bu şikayetlerimden tahlil yaptırdım. Acaba sorunum nedir ޞžimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla!
Romatoid Faktör (RF) (Nefelometrik) < 20 IU/mL
Anti Nükleer Antikor (ANA) (-) NEGATÝF -
Anti CCP <1.50 (Negatif) U/mL < 4

Tahlil.Com | 25.03.2014 09:50
Tetkiklerinizde problem görünmüyor, romatolojiye başvurmanız ve muayene olmanız gerekmektedir..
| 20.08.2011 02:05

Şeker Hastasıyım erken boşalma ve sertleşme sorunu yaşıyorum ayrıca penisim eğrildi son 2 yıldır cinsel ilişkiden soğudum cinsel ilişki yaşamıyorum

| 09.08.2011 01:45

ED tedavisi için önerdiğiniz bu ilaçları sgk(emekli sandığı emeklisi için)karşılıyor mu?Bunun için alınmış olan tipII DM raporu yeterli mi yoksa üroloji bölümüne başvurup yeniden rapor almak mı gerekli?gibi sorular bence yanıtsız kalmış..Açıklarsanız sevinirim...İyi çalışmalar...

5 Soruda Gıda İntoleransı ve Gıda İntolerans Testi
Gıda intoleransı günümüzde sıkça konuşulan bir sağlık problemi haline gelmiştir
Kadınlarda Yılda Bir Kere Jinekolojik Muayene Önemli
Kadınlarda  yılda bir kez yapılacak jinekolojik muayenenin büyük önem taşıdığı uzmanlarca ifade ediliyor
Egzersiz Nedir ve Egzersiz Hakkında Bilmedikleriniz
Egzersiz günümüzde sıkça gündeme geliyor
Tiroid Bezi Nedir ? Tiroid Bezinin Görevi Nedir?
Tiroid bezi boyun bölgesine yerleşmiş, hormon salgılayan bir bezdir
Aç Kalarak Zayıflamak Sağlıklı Bir Zayıflama Değildir
Zayıflamak için bir diyetisyen desteği almadan, sadece az yiyerek ve aç kalarak zayıflama çabası sıkça görülen bir girişimdir
Estetik Operasyonlar ve Estetik Operasyon Öncesi Hastanın Bilmesi Gerekenler
Bu yazımda bir Estetik Cerrah olarak ,estetik operasyonlar ve estetik operasyon öncesi hastalara genel yaklaşım konusuna değinmek istiyorum
Kanser Tedavisinde Kemoterapi ve Radyoterapi
Kemoterapi ve radyoterapi tedavisinde birçok farklı yan etki baş gösterebiliyor; halsizlik, yorgunluk, kansızlık, iştahsızlık, kanama, kabızlık, hafıza değişiklikleri, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma,…
Bahar Alerjisine Karşı Alınacak 10 Önlem Nedir?
Bahar aylarının gelmesiyle  birlikte burun akıntısı, hapşırma, göz kızarması, öksürük, nefes tıkanması ve cilt kaşınmasından yakınanların sayısı artıyor
Organ Kopmalarında Kopan Organ Nasıl Taşınmalıdır?
Kazalar veya yaralanmalar sonrası kopan organların hasar görmeden en doğru şekilde hastaneye taşınması çok önemlidir
tahlil.com
tahlil.com
tahlil.com